26 Nisan 2013 Cuma

Dsp'den bölünüyoruz sesleri

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel BaÅŸkanı Masum Türker, çö üm sürecini eleÅŸtirerek, “Açıkça Türkiye’de GüneydoÄŸu’da bir parçanın bölüneceÄŸini…Demokratik Sol Parti (DSP) Genel BaÅŸkanı Masum Türker, çö üm sürecini eleÅŸtirerek, “Açıkça Türkiye’de GüneydoÄŸu’da bir parçanın bölüneceÄŸini hissedip, görebiliyorsunu ” dedi.


DSP Genel BaÅŸkanı Masum Türker, partisinin Burdur İl BaÅŸkanlığı OlaÄŸan Genel Kurulu’na katılmak ü ere Burdur’a geldi. Çö üm sürecine iliÅŸkin açıklamalarda bulunan Türker, “Türkiye’de gerçekten hiç kimsenin beklemediÄŸi geliÅŸmeler yaşıyoru . Her gün ig ag çi en bir BaÅŸbakanla karşı karşıyayı . Dün ‘ben iktidarda olsaydım Abdullah Öcalan’ı asarım’ diyen, daha aradan iki ay geçmeden Abdullah Öcalan’la masaya oturan bir BaÅŸbakan, daha önce söylediklerinin tamamen tersini yapan ve Türkiye’de kabul edilemeyecek ÅŸeylerle bir gündem oluÅŸturulmuÅŸ durumdadır. Bugün Silivri’de 46 ga eteci, ki bunun 36′sı tutuklu, KCK nedeniyle yargılanmakta. Bunların yargılanma nedeni Kandil’de PKK teröristleri ile görüşüp, haber yapmaktan kaynaklanıyor ama dün Türkiye’nin bütün televi yonlarını, resmi haber ajansını temsil eden arkadaÅŸlar Kandil’de Karayılan’ın basın toplantısına katıldı ve böylesi bir deÄŸiÅŸim, böylesi bir farklılaÅŸma Türkiye’de aslında yargının kuÅŸatıldığını, artık yargının tamamen yürütmenin emrinde olduÄŸunu ortaya koyuyor” dedi.


Çö üm süreci ve PKK’nın 8 Mayıs’ta çekileceÄŸini duyurmasına iliÅŸkin olarak da Türker, “Bi Türkiye’de dün olanları kabullenemeyi . PKK, 8 Mayıs’ta çekileceÄŸini söylüyor ve ÅŸartlar ileri sürüyor. Çekilme anında termal kameralar kapatılacak, orada bir askeri hareket olmayacak, hatta çekilme anında askerlerin ve güvenlik güçlerinin yerinde bir deÄŸiÅŸiklik olduÄŸu anda bunu tecavü kabul edip karşı saldırıya geçeceklerini söylüyorlar. Sanki iki ülkenin savaşıymış gibi yansıtılmaya çalışılıyor. Halbuki Türkiye’de 1974 Barış Harekatı’ndan bu yana TBMM’den bir savaÅŸ kararı da çıkmamış ki birileriyle barış görüşmeleri yapalım, barış diye bu olayı yansıtalım. Aslında ÅŸu anda AKP iktidarının BaÅŸbakanı, arkadaÅŸlarının yaptıkları ÅŸey, her gün bir ilimi de ÅŸehit cena esine neden olan terör örgütü PKK’yı uluslararası arenada meÅŸrulaÅŸtırmak, hak ve ö gürlük mücadelesi noktasında olan bir konuma getirmek olmuÅŸtur. BaÅŸbakan’ın bu gayreti aslında dünyada sonuç vermiÅŸ, bu yıl Time dergisi yılın 100 adamı arasına bir taraftan Abdullah Öcalan’ı koymuÅŸ, bir taraftan Fethullah Gülen’i koyarak, Türkiye’de ciddi bir baskılamaya neden olmuÅŸtur. Bütün deÄŸerlerimi i, bütün resmi kurumlarımı ı unutup, hepimi in beynine Türkiye’de terörle kendini duyuran bir kiÅŸinin varlığını, yü yılın dünyadaki 100 adamı arasına sokmuÅŸ bulunuyor. Bu konuda yapılacak çok ÅŸey var. Bir kere PKK’nın bu konudaki taktikleri ile Türkiye’yi ciddi bir ÅŸekilde sıkıntıya soktuÄŸunu, bir farklılık yarattığını görüyoru . Aslında BaÅŸbakanımı bu ig agları bugün çi miyor. 2010 yılı öncesinden baÅŸladı, o aman bi referandum dolayısıyla Burdur’a da gelmiÅŸtik ve demiÅŸtik ki ‘MİT, PKK ile yabancı istihbarat örgütleri ile görüşüyor’ demiÅŸtik. Bunu o kadar söyledik ki, en sonunda BaÅŸbakan bir çıkış yaparak ‘Hayır böyle bir görüşme yok’ demiÅŸti. Böyle bir durumu 2011 milletvekili genel seçimlerinden önce dile getirdik, bu sefer dedik ki ‘Hükümet, Abdullah Öcalan’la pa arlık yapıyor’ dedik, yine BaÅŸbakan çıktı, yalanladı ama daha sonra ne aman ki MİT MüsteÅŸarının ifadesi için savcılık tarafından çaÄŸrılması gündeme geldi, BaÅŸbakan hemen çıkıp, ‘Bütün bunlar benim bilgim dahilinde yapıldı’ diyerek dün söylediklerinin tamamen tersini söyledi” diye konuÅŸtu.


KonuÅŸmasında akil adamları da eleÅŸtiren Türker, akil adamların ülkeyi PKK’yla yapılacak bir anlaÅŸmaya ra ıymış gibi gösterdiÄŸini savundu. Türker, şöyle konuÅŸtu:


“Türkiye’de her gün televi yonlarda akil adamların toplantısını görüyoru , akil adamların toplantılarında çeÅŸitli kesimlerle görüştüğü ÅŸeklinde televi yonlarda sürekli haber olarak veriliyor. Åžimdi sormak la ım bu toplantılarda bulunan arkadaÅŸlarımı ın hangisi bu akil adamların yaptığı toplantıya çaÄŸrıldı ya da köyüne geldi ya da buradaki vatandaÅŸların bulunduÄŸu bir yerde ‘gelin bi si e anlatalım’ dediler. Orada yine halkı tamamen temsil etmeyen, iktidara endekslenmiÅŸ kesimler, aralara da birkaç kiÅŸi devreye giriyor ve bunlar akil adamlar olarak sö de Türkiye’nin nab ını tutuyorlar ve herkes PKK ile yapılacak bir anlaÅŸmaya yavaÅŸ yavaÅŸ ra ıymış gibi gösteriliyor.”


APO’NUN AÇIKLAMALARI


PKK elebaşısı Abdullah Öcalan’ın sö lerine dikkat çeken Türker, Öcalan’ın yaptığı açıklamalarda GüneydoÄŸu’da bir parçalanma yaÅŸanacağının hissedildiÄŸini savundu. Türker, “Bu olaylar olurken aslında bi gayri meÅŸru sermaye birikimi nasıl oluÅŸmuÅŸ, ÅŸu anda Türkiye’de servet nasıl gayri meÅŸru yollarla baÅŸka kesimlerin eline geçmiÅŸ, Türkiye’de enginlik nasıl yalnı belli bir yandaÅŸ gruba aktarılmış ve insanlar nasıl iÅŸsi likle, açlıkla, ö ellikle borçla uÄŸraÅŸtığını konuÅŸmamı gerekir ama maalesef öylesine bir gündem yaratılıyor ki, bu gündemin içinde boÄŸulmuÅŸ durumdayı . Aslında yapılan ÅŸey, bir barış, ülkede bir milli bütünlük yaratma görüşmeleri deÄŸildir. Bunları Abdullah Öcalan açık açık söyledi. Kendisi için dedi ki; ‘Bi im hedefimi kendi misakım’ dedi. BilindiÄŸi gibi misak Kur’an-ı Kerim’de 25 yerde geçiyor. Misak demek, yeminli mutabakat demektir. Abdullah Öcalan’ın yeminli mutabakatı kendi kurduÄŸu ve hala aynı düşünceleri kapsayan PKK’nın parti programında da yer alıyor, orada da Türkiye’den ayrılan ve oluÅŸturulan bir Kürt devletinin varlığından sö ediliyor. Bu Kürt devleti ÅŸu anda Abdullah Öcalan tarafından bira daha geniÅŸletilmiÅŸ ve Misak-I Milli dediÄŸi, kendi misak-ı millisini çi iyor, bi im Türkiye’nin Misak-ı Milli deÄŸil, milliyetçiliÄŸi Fırat ve Dicle milliyetçiliÄŸi olarak yorumluyor. Bununla da diyor ki Suriye’de, Türkiye’de ve Irak’ta oluÅŸacak ayrı ayrı devletler bir federal devlet oluÅŸturacak. Bununla Abdullah Öcalan ÅŸimdilik İran’ı devre dışı bırakıyor. İran’daki Kürtleri kavgaya çekmiyor ama bu açıklamaya baktığını aman açıkça Türkiye’de GüneydoÄŸu’da bir parçanın bölüneceÄŸini hissedip, görebiliyorsunu ” diye konuÅŸtu.


“TC’Yİ KİMSE KALDIRAMA , KALDIRTMAYACAÄžI ”


“TC” ibaresinin kaldırılmasına asla i in vermeyeceklerini söyleyen Türker, “Türkiye’ye de diyor ki si lerle de bir konfederasyon kuracağı , yani gündeme geçtiÄŸimi günlerde getirilen ve halkın yavaÅŸ yavaÅŸ bilinçaltına iÅŸletilmek istenen Türkiye BirleÅŸik Devletler olgusunu getiriyor. Türk milliyetçiliÄŸini BaÅŸbakan ayaklarımın altına alırım diye konuÅŸtu. BaÅŸbakan bu konuda çok kabul edilemeyecek bir görüşle çıkınca, onu bu ülkede yaÅŸayan bütün bürokratlar i ledi. Valiliklerin başındaki TC’ler kalktı, Türkiye Cumhuriyeti kalktı, iraat Bankası’nın başındaki TC’yi kaldırma çalışmaları baÅŸladı. Bu arada dediler ki ‘Etnik olma , bu isim olma ’ dediler ve milliyet tarifini yapmaya kalktılar ama dönüp dönüp dolaşıp geldikleri yer, Türk milliyetçiliÄŸinin tanımının aynısını bu sefer Türkiye milliyetçiliÄŸi adına ya da vatandaÅŸlık adı altında tarif etmeye baÅŸladılar. Bi demokratik solcular ÅŸuna inanıyoru , Türkiye’yi asla böldürmeyeceÄŸi , asla Türkiye’nin vatan baÄŸlamındaki tanımladığımı bölünme bütünlüğünü ve vatan kavramını herkese bir kere bölünmeyecek, bölüneme tavrıyla duyurmaya çalışacağı . Bu konudaki tavrımı ı her yerde sergileyeceÄŸi . Ayrıca TC’yi kimse kaldıramayacak, kaldırtmayacağı ” dedi.


Valilerin Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün resimlerinden rahatsı lık duyduklarını öne süren Türker, “Valilere ü üntümü dile getirmek istiyorum, aman aman hükümet ya da devletin adına görevde bulunan valiler, Atatürk’ün resimlerinden dile getiriyorlar, her yerde Atatürk’ün resmi olur mu diye soruyorlar. Bunlar ya yurt dışına hiç gitmemiÅŸler ya da yurt dışına gittikleri aman ülkelerindeki devlet kurucularının resimlerinin asılı olduÄŸunu görmemiÅŸler ama sanıyorum dünkü basın toplantısında herkes görmüştür ki Kandil Dağı’nda bile PKK orada açıklama yaparken arkalarına Abdullah Öcalan’ın posterini asıyorlar. Yani sen Türkiye’de Atatürk’ü yok etmeye çalışacaksın ama terör örgütünün liderinin posterini asmasına, kendini parlatmasına müsaade edeceksin, bu bir çeliÅŸkidir, bu Türkiye’nin içinde bulunduÄŸu durumu apaçık bir ÅŸekilde ortaya koyuyor” ÅŸeklinde konuÅŸtu.


“AMERİKA’YA GİTME, GA E’YE BİRLİKTE GİDELİM”


BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın Ga e iyareti öncesi Amerika’ya gideceÄŸini söylediÄŸini kaydeden Türker, BaÅŸbakan ErdoÄŸan’a Amerika’ya gitmeden önce kendisiyle birlikte Ga e’ye gitmesini teklif etti. Türker, “Her aman her yerde söylüyorum. BaÅŸbakan’a hodri meydan. Diyor ki ‘Ben Ga e’ye gideceÄŸim’. Ne aman gitmek istiyor, Amerika’ya gidip geldikten sonra. Ga e’ye gitmek istiyorsa, Amerika’ya gitmeden önce beraber gidelim. EÄŸer Amerika’dan gidip geldikten sonra gidersen, gösterir ki Amerika’nın verdiÄŸi talimatları, verilecek olan bilgileri alıp, onları yerleÅŸtirmeye çalışacaksın. Herkes öylesine davranır ki sanki BaÅŸbakan doÄŸruyu düşünüyor, Türkiye’de dikensi bir gül bahçesi istiyor, muhalefeti de sindirme yoluna gidiyor” dedi.


“ARAÅžTIRMA KOMİSYONUNU BİRLİKTE KURALIM”


BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın muhalefeti sindirmek amacıyla MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi araÅŸtırma komisyonu kurmakla tehdit ettiÄŸini söyleyen Türker, sö lerini şöyle sürdürdü:


“BaÅŸbakan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’yi ö ellikle araÅŸtırma komisyonu kurmakla tehdit etti. Bu tehdit ettiÄŸi dönemin BaÅŸbakanı Bülent Ecevit’tir. Bi de DSP olarak diyoru ki kendisine, Allah sana doÄŸruyu söyletti, gel bu araÅŸtırma komisyonunu derhal kur, ben DSP Genel BaÅŸkanı olarak sürekli gelip o komisyonda oturacağım, hep birlikte Bülent Ecevit’in hem dürüstlüğünü, hem yurtseverliÄŸini birlikte görme imkanına sahip olacağı . Çünkü onun orada ÅŸikayet ettiÄŸi, orada dertlendiÄŸi hortumlanmış olan bankaların, hortumlama ile ilgili olarak bankalar kimin amanında, kimlerin talimatıyla kuruldu, o bankalar kurulurken kararı veren Bakanlar Kurulu’ndaki hangi bakanlar ÅŸu anda AKP’nin yönetim kadrolarında ortaya çıkacak. Bu arada ö ellikle devlet bankalarına yüklenen görev ararının hangi dönem hükümetler amanında olduÄŸu da ortaya çıkacaktır. Halk Bankası’nı ora sokan ilk kredi 49. hükümet amanında verilmiÅŸtir ve o kredi tahsil edilmemiÅŸtir, Ecevit döneminde o bankaya el konmuÅŸtur. İkinci önemli büyük kredi 50. hükümet amanında, daha sonra 52. hükümet amanında verilmiÅŸ, ondan sonraki krediler 54. hükümet yani Refah Yol döneminde, 55. hükümetten sonra verilmiÅŸ ve geri dönmeyen hiçbir kredi yoktur. Åžimdi bunu aman aman gündeme getiriyorlar. Bi de diyoru ki, si bir sivil darbe ile geldini , Amerika’nın Irak’ı iÅŸgali amacıyla Türkiye’deki hükümeti, Bülent Ecevit’i, DSP ve MHP’yi düşürme politikası sonucu geldini , darbeler incelenirken, darbeler komisyonu çalışırken bilinçli bir ÅŸekilde 2001-2002′de yaÅŸanan bu darbe gündeme getirilmedi ama gelin bu araÅŸtırma komisyonunu kuralım.” DSP’DEN BÖLÜNÜYORU SESLERİ



Dsp'den bölünüyoru sesleri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder